Galaksi Arşivi
Yeni Kanıtlar, Gezegen X’ in Dünya’ya Daha Yakın Mesafede Olduğunu Gösteriyor!
KARA DELİKLERİN YANINDA YAŞAM MÜMKÜN MÜ?

Tanrıların Yolu – Abu Gurab’ın “Yıldız Geçidi”

Tanrıların Yolu – Abu Gurab’ın “Yıldız Geçidi”
Bu haber 09 Ağustos 2018 - 18:37 'de eklendi

Gezegenimizde inşa edilmiş en büyük antik anıtlardan (Giza’nın Büyük Piramidi) birine sadece yirmi dakika mesafede bulunan bir başka antik Mısır hazinesi: Ebu Gorab.

Modern arkeologlar tarafından Güneş Tapınağı olarak anılan bu antik alan, Tanrı Ra’ya adanmış en bilinen yer olmasıyla ünlüdür.

Piramit kompleksinin bir parçası olan Ebu Gorab’daki güneş tapınağının, Eski Krallık’ın beşinci hanedanlığında veya kimilerine göre de MÖ 2400 civarında inşa edildiği düşünülüyor.


Giza yakınlarındaki Abu Gorab’da bir Piramit Kalıntısı.

Mısırın bu Güneş Tapınağı, Heliopolis rahiplerinin dini anlayışına göre, güneş tanrısı Ra’nın canlandırıcı gücünü ritüel olarak tekrarlamak için kulanılmıştır.

Eski zamanlarda, Ebu Gorab, Güneş Tapınakları olarak adlandırıldı.

Eski Mısır tarihine göre, Abusir’in kuzeyinde, beşinci hanedandan kalma Ebu Gorab’da altı güneş tapınağı vardı.

Ancak, bugün sadece iki tanesi açığa kavuşmuştur: Userkaf ve sitenin en iyi korunan Güneş Tapınağı olan Nyuserra.

Bazı yazarlar, Ebu Gorab’ın güneş tapınaklarının, gece saatlerini belirlemek için astronomik gözlemlerin yapıldığı yerler olarak kullanıldığını ileri sürmüşlerdir. Güneş tapınaklarının doğudan batıya yönelmektedir.

Ebu Gorab da, bugün yalnızca temellerinin ayakta kaldığı dev bir dikilitaş vardı.

Dikilitaş

Avlunun batı ucundaki arkeolojik kazılar, büyük bir dikilitaşın kalıntıları gibi görünen şeyleri ortaya çıkardı. Uzmanlara göre bu taşlar Güneş / Ra’nın dinlenme yerini simgelemekteydi.

Dikilitaşın tabanı, eğimli kenarları ve kareyi andıran üst kısma sahip bir kaide idi.

Bu dikilitaş yaklaşık yirmi metre yüksekliğinde olmakla beraber kırmızı granit ve kireç taşından yapılmıştır. Dikilitaş ve tabanın birleşik yüksekliğinin tahminleri değişiklik gösteriyor. Uzmanlar , yapı inşa edildiğinde, dikilitaşın toplam yüksekliği büyük olasılıkla elli veya yetmiş metre arasında bir yerde olduğunu düşünmektedir.

Abu Gorab gerçekten gizemli bir yer.


Abu Gorab’da bir delik. İnanılmaz mükemmelliğine ve doğruluğuna dikkat edin. Ne tür araçlar kullanıldığını eminim sizde merak ediyorsunuzdur?

Bu site alanı aynı zamanda birkaç ton ağırlığındaki devasa büyük kırmızı granit bloklarına da ev sahipliği yapmaktadır. Bu büyük bloklar inanılmaz özelliklere sahiptir: hassas kesimler, son derece iyi cilalanmış yüzeyler ve en önemlisi, bu masif bloklar piramidin üzerindeki taşlar gibi inanılmaz hassasiyetle yerine monte edilmiştir.

Binlerce yıl önce tamamlandığı zaman mekânın ne kadar güzel olmuş olabileceğini hayal edebiliyormusunuz, Kalıntılarda uzak geçmişte meydana gelmiş olabilecek bir çeşit felaketin ipuçları vardır: Bu Büyük taş bloklar dağınıktır. bazı bilinmeyen olaylar sinsilesi, bu büyük taşların tüm alana yayılmasına neden olmuştur.

Bolivya’daki Puma Punku’nun kalıntıları gibi, Ebu Gorab’ın bulunduğu yer de, neredeyse tamamen tahrip olmasına neden olan büyük bir felaketi işaret etmektedir.

Bazıları buranın büyük bir güç gösterisi yapmak isteyenler tarafından kasıtlı olarak yok edildiğini iddia etmektedir ki, Bu teoriyi anlamak için gerçekten siteyi ziyaret etmeniz ve her yere dağılmış devasa taş blokları görmeniz gerekir. Gerçekten de bu mekan gizemleriyle Mısır’daki en ilginç yerlerden biri.

Ama bütün mekanın tarihi ve onun tuhaf enerjisi yetmiyormuş gibi, Ebu Gorab’da sizi daha çok şaşırtacak şey vardır . Diğer tüm özelliklerden ayrı olarak, yüzeylerinde garip dişli benzeri tasarımlar içeren dev çanak şekli vardır.

Mısırbilimciler, Bu yapının eski Mısırlılar tarafından taşı oyarak mükemmel delinmiş kanallar ile içinden geçen kurban edilmiş hayvan kanını biriktirmek için kullanıldığını düşünüyorlar.

Bu inanışa rağmen, uzmanlar, kurban kanının bu büyük çanakta kanallardan geçerek biriktirildiğini öne süren düşünceye tek bir kanıt bulamamıştır.

İlginç bir şekilde, bu oyuğun iç yüzeyleri, ilk dokunuşta şaşırtıcı derecede pürüzsüz oyulduğunu ve dairesel bir alet kullanıldığını göstermektedir, bu da bu oyukları bugün hayran kalacağımız bir teknoloji ile yapıldığını ve kimin hangi aletlerle yaptığı sorusunu akla getiriyor.

Bu iddia edilen “oyuklar” ın çoğu, girişin hemen yakınında yer almaktadır. Bu yapılar, bu noktadan başka bir yere taşınacakmış gibi görünmektedir. Ancak, sitede meydana gelen neyse, bugün bulundukları yerde kalmasına neden olmuştur.

Buna rağmen, bu alandaki bir çok şey özellikle önemli bir kısmı orijinal yerlerinde durmaktadır.

Granitten yapılmış masif havzalardaki matkap delikleri gerçekten etkileyici. Bu görüntülerden de görebileceğiniz gibi, zamanın inşaat ustaları ve mühendisleri kayaların içine doğru ilerlemek için gelişmiş bir takım araçlara sahipti.

Mısır benzeri diğer yerlerde de benzer matkap delikleri bulunmaktadır. Genelde Orta ve Güney Amerika’da bulunurlar, Puma Punku belki de en iyi örneklerden biridir.



POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER