Home Gizemli Arkeolojik Tarih Antik Çivi Yazısı Tabletleri, Şimdiki Dünya’ya Işık Tutuyor

Antik Çivi Yazısı Tabletleri, Şimdiki Dünya’ya Işık Tutuyor

by Büşra Usta
0 comment 508 views

Yaklaşık 3000 yıl önce, Asur imparatorluğunun kralı için çalışan astrologlar, gökyüzünü yakından izlediler. Buldukları ve çivi yazısı tabletlerinde kaydettikleri, güneş patlamaları ve diğer kozmik olaylar ile ilgili günümüzde bize ışık tuttular.
Ancient Origins, yaklaşık 2.700 yıl önce, astrologların gözlerine çarpan bir şey gözlemlediğini ve olayı taş tabletlere kaydettiklerini belirtti:
“(Astrologlar) gökyüzünde alışılmadık bir kırmızı parıltı hakkında yazdılar. Tsukuba Üniversitesi ekibi, bazen “kırmızı bulut” olarak tanımlanan bir olaydan bahseden en az üç eski çivi yazısı tableti olduğunu buldu. ”
Science Daily’ye göre, bu gözlemler aynı zaman dilimindeki ağaç halkalarındaki karbon-14 konsantrasyonlarıyla karşılaştırıldı ve buldukları şey inanılmazdı:
“ Bunlar muhtemelen, yoğun manyetik alanlar tarafından uyarıldıktan sonra atmosferik oksijen atomlarında elektronlar tarafından yayılan ışıktan oluşan, bugün, auroral kırmızı yaylar olarak adlandırdığımız olayın tezahürleriydi. Aurorayı, genellikle kuzey enlemleri ile sınırlı olarak düşünürken, güçlü manyetik dönemilerinde, daha güneyde de görülebileceğini göz önüne almak gerekir. Dahası, zaman içinde Dünya’nın manyetik alanındaki değişiklikler nedeni ile Ortadoğu, tarihin bu döneminde, jeomanyetik kutba daha yakındı.

Eski Asurların Yardım Eli
Asurluların, güneşi de inceleyen günümüz bilim insanlarına yardım edebileceği ortaya çıkıyor.
Astrophysical Letters (Astrofizik Mektuplar) Dergisi’nde yazan araştırmacılar, günümüzde yaşanan güneş olaylarının binlerce yıl öncesine göre daha büyük bir tehdit olduğunu açıklıyor:
“Bu uzay hava olayları, elektronik bir altyapıya artan bağımlılığı nedeniyle modern bir uygarlık için önemli bir tehdit oluşturmaktadır.”
Bir düşünün; Asurlular tarafından anlatılanlar gibi devasa bir güneş patlaması, cep telefonu kulelerini ve internet bağlantılarını olumsuz etkileyebilir. Uyduların ve uzay araçlarının bu tür olaylara karşı oldukça savunmasız olduğunu zaten biliyoruz. Modern, birbirine bağlı dünyamız, hepimizin güvendiği telekomünikasyon cihazları olmadan ne kadar süre dayanabilir?
Bir anlamda Asurlulardan çok şey öğrenebiliriz ve bu bilgi gelecekteki güneş olaylarına hazırlanmamıza izin verebilir:
“Tarihsel açıdan ilginç, çünkü bu çiviyazısı tabletlerin bu tür güneş olaylarının en eski kayıtları olduğuna inanılıyor ve bu fenomene ilişkin bilgileri en az bir asır geriye itiyor. Dolayısıyla, metinleri yazan eski Asur astrologları, geçmiş hakkında bilgi sahibi olmanın, şimdiyi geliştirmeye ve hatta bazen geleceği “tahmin etmeye” nasıl yardımcı olabileceğine dair başka bir örnek veriyorlar. ”

Diğer Göksel Olaylar
Eski astrologlar sadece güneşi ve Dünya üzerindeki etkilerini seyretmekten daha fazlasını yaptılar. Ayrıca, kuyruklu yıldızları, göktaşlarını ve gezegensel hareketleri ya da toplumları için iyi ya da kötü alametleri yansıtabilecek diğer göksel olayları izlediler.
Bir astrolog olma işi çok ciddi ve saygındı. Sarah Roberts:
“Bu işaretleri okurken, kahinler öncelikle bir bütün olarak devlette ve devletin merkezi figürü olarak kralın yaşamında olanlarla ilgileniyorlardı. Ayrıca tanrıları yatıştırmak ve yıldızlar tarafından ortaya çıkan olumsuz uyarıları azaltmak için ritüeller gerçekleştirebileceklerine inandılar. ” diyor.

Bilimsel Keşif Yolu
Astrolojinin bilimsel bilgiye yol açtığını öne sürmek bazı kişilere saçma gelebilir, ancak birçok açıdan, eski Asur astrologlarının çalışmasıyla tam olarak ortaya çıkan şeydir:
“Babil gökbilimcileri, MÖ 8. yüzyılda gezegensel hareketi tahmin etmek için ampirik bir yaklaşım geliştirmişlerdi. Çalışmaları daha sonra eski Yunanlılar tarafından kabul edildi ve ileri matematik yöntemleri kullanarak eski Babillilerin bazı iyi örneklerini geliştirdiler. Örneğin, Jüpiter ve kilit tanrıları Marduk arasında yarattıkları bağlantı nedeniyle zihinlerinde önemli bir gezegen olan Jüpiter’i izlemek için kalkülüs kullandılar. ”
İnsan yüzyıllardır evrendeki yerini düşünüyor ve nihayetinde yıldızlara olan ilgimiz bizi güneş sistemimizde bir zamanlar rüyadan biraz daha fazla olan yerlere götüren uzay programlarına yol açtı. Eski atalarımız daha sonra geçecek olanların yolunu açtılar ve onlara, gece gökyüzüne bakarken gördüklerini kaydetmelerine yardımcı oldukları için minnet borçluyuz.

You may also like

Leave a Comment